Yeni yılda mutlu olmayı seçin

Image

 

Mutlu olmak bir seçim… Peki mutsuz olmayı niye seçer insan? Osho beden ve zihni dengelemek kitabında şöyle der : “Ta en başından bir çocuk politikayı öğrenir. Politika şudur: Mutsuz görün, sonra sempati kazan, sonra herkes sana ilgi göstersin. Hasta görün, önemli olursun. Hasta bir çocuk diktatörleşir, tüm aile onu izlemek zorundadır- o ne derse kanun sayılır.

Gülerken insanlara bak. Çok hesaplı ve belli bir oranda gülerler, senin tolerans göstereceğin kadar, tuhaf kaçmayacak kadar, kimsenin kıskanmayacağı kadar. Mutsuzsan kimse deli olduğunu düşünmez. Coşku içinde dans ediyorsan herkes delirmiş olduğunu düşünür.”

Mutlu olmayı seçin. Çünkü aynı frekanslar birbirini çeker. Mutlu oldukça, mutluluğu çekersin…

Kaosun içinde bile mutlu, huzurlu olmayı seçebilirsin, seçebiliriz.

Şimdi, kelimenin tam anlamıyla

“MUTLU SENELER”… dileme zamanı. Hem sevdiklerimize, hem de kocamanından kendimize…

Akordun düzgün mü?

“Kızılderililer ve Aborjinler, yani kadim uygarlıklar herhangi bir işe soyunmadan önce öylece orada oturup uyumlanma işlemi yaparlar. Uyumlanmanın en önemli koşulu dürüstlüktür. Dürüstlük yapmaya niyet ettiğiniz işle, sizin aranızdaki uyumun adıdır. Kalbiniz, ruhunuz ve aklınızla o iş uyumlu mu buna … Continue reading

Benim filtrem sevgi…

Bu kadar mı zor etiketlemeden bakmak hayata… Yaftalamadan, nefret etmeden, yok etmeye çalışmadan, kendi yolunu dikte etmeden yaşamak. Nedir bu kadar herkesi kendimize benzetme gayreti? Üstünde üç tane yanar döner top asılı ağaçtan, koca göbekli tatlı bir ihtiyar figürden bu kadar korkmak neden? 

Ah be genç adam! Üniversitenin önünde açıklama yapıyorsun, sert, çatık kaşlı, bildiğin yol dışında her şeye kapalı… Noel Baba’yı kınıyorsun, ona bıçak saplayarak rahatlıyorsun. Bu sembol, bizi değerlerimizden koparacakmış, öyle de inanarak söylüyorsun.

Noel Baba, benim için sevgi, neşe, paylaşımı sembolize ediyor. İçinde sıcaklık var, güzel çağrışımlar var. Hangi inanca ait olursa olsun… Ki bizim ülkemizde sadece yeni yıl temalı dolanıyor etrafta. Haaa, bir de o çok korkulan, dehşet saçan yılbaşı ağacı var ya, Hristiyanlık ya da batı kökenli değil, bizim atalarımızdan, Şamanlar’dan gelme… 

Noel Baba benim için sevgi titreşimli… Ya bıçaklamak? Ya yok etme eylemleri? Ya nefret? Ya herkesi kendine benzetme gayreti?

Arkadaş, benim filtrem “sevgi” odaklı… Noel Baba, sevgiyle geliyor, sevgi getiriyorsa, başımın üstünde yeri var…

 Görsel

 

 

 

İtalya’nın mutlulukla bir ilgisi olmalı.

Zorlu Center’da Eataly diye bir yer açılmış. Öğlenimize mutluluk kattı. Bir tarafta makarnanın aklınıza gelmeyecek kadar çok çeşidi, soslar, zeytinyağı ve şaraplar… Pizzalar, çikolatalar ve tabii kahveler. Üstelik bir yandan yeniyor, bir yandan alışveriş yapılabiliyor. İtalya eşittir mutluluk gibi bişey…

Bu kadın hayatınızı değiştirecek!

Image

Hani bir kitap okursunuz, bir sohbet dinlersiniz, bir CD’ye denk gelirsiniz, biriyle tanışırsınız hayatınız değişir, dünyaya bakışınız alt üst olur, duyduklarınız yaşam felsefenize şekil verir ya…

Louise Hay, kendi kişisel yolculuğum boyunca ne zaman karşılaşsam defalarca beni sarsmış, bana ışık tutmuştur. Louise Hay, benim mucizelerimdendir anlayacağınız…

Kim bu hatun peki? Louise Hay, çok zorlu bir geçmişten çıkmış, çeşitli hastalıklar geçirmiş ve yaşamının bir noktasında hayatın bütün sorumluluğunun kendine ait olduğunu keşfetmiş bir insan öncelikle… Hayat bizim düşüncelerimizin aynası… Olumlu düşündüğümüzde, olumlu deneyimler yaşıyor, olumsuz baktığımızda aynadan negatifi yansıtıyoruz. Kelimelerimizle geleceğimizi yaratıyoruz. 

Louise Hay, bütün hastalıkların psikolojik nedenleri olduğunu söylüyor. Onları iyileştirmek için önce beyindeki yanlış inançları temizlememiz gerekiyor. Tüm hastalıkların zihinsel nedenleri diye bir kitabı var ki, her eve lazım… Mesela : Alerjiler: Kime alerji duyuyorsunuz? Olumlaması ise “Dünya güvenli ve dostça. Güvencedeyim. Hayatla barış içindeyim.” 

Mesela boyun ağrıları: Zihinsel nedeni soruna bir başka açıdan bakmayı reddetmek. İnatçılık. Esnek olmamak… Olumlaması ise “Kolaylıkla ve esneklikle bir konuyu her açıdan görebiliyorum. Birşeyi yapmanın ve görmenin bir çok yolu var.” vb…

Bir önceki yazımda da söylemiştim, beyin boşluğu sevmez. Eski ve negatif düşünceyi yerinden söküp atmak ilk adım ama yerine ‘olumlu’ olan yeni düşünceyi koymalı. Çünkü boşluğu siz doldurmasanız o mutlaka doldurur. Bu olumlu düşüncelere de olumlama deniyor. Olumlamalar yaptıkça, beyin bunu depoluyor, kesinlikle sizin söylediğiniz her şeyi ciddiye alıyor ve inanıyor çünkü. Sonra da sizin karşınıza inandığınız yaşamı ve deneyimleri çıkartmaya başlıyor.

Louise Hay’in yeni yıl tatili için yazdığı aslında tüm zamanlara uygulanacak 25 olumlamasını Türkçe’ye çevirdim. İlaç gibi… 

1- Güne her parçamı olduğu gibi kabul ederek ve severek başlıyorum.

2- Bugün her insandaki ve her şeydeki güzellikleri görüyorum.

3- Bugün neye ihtiyacım olursa sağlanacağını biliyorum.

4- Yaşantıma giren her iyi şey için şükran doluyum.

5- Bugün şükran duyduğum şeyleri saymak için zaman ayırıyorum.

6- Diğerlerini düşündüğüm zaman onların kendi dünyalarında iyi, mutlu ve sağlıklı olduğu olumlamasını yapıyorum.

7- Trafik sıkışıklığı olumlama yapmam için daha fazla zaman tanıyor bana.

8- Bolluk, bana beklediğim ya da beklemediğim her yerden geliyor. Ben de sevgiyle kabul ediyorum.

9- Limitsiz enerjim var ve bunu iyi kullanıyorum. 

10- Bu çok keyifli, sevgi dolu ve huzurlu bir dönem. Etrafımdaki herkese yetecek zamanım var.

11-Şimdi yeni ve harika şeylerin yaşamıma akmasına izin veriyorum. Bunun iyi olduğunu kabul ediyorum.

12- Değişiklik ve sürpriz nereye gitsem benimle. Neşe doluyum.

13-Yediğim içtiğim her şey sağlığıma iyi geliyor.

14. Sevgimi ve yeni yıl coşkumu karşılaştığım herkesle paylaşıyorum. Hayat güzel.

15-  Evimi misafirlerime sevgiyle açıyorum. Onlar benim için sevgi dolu bir aile.

16- Evim yeni yılda da sevgi dolu bir yer. Kapıdan içeri giren herkesi sevgiyle kutsuyorum. Kendim dahil.

17- Arkadaşlarım sevgi dolu ve destekleyici.

18- Ailemdeki herkes her zaman ilahi olarak korunuyor.

19- Kendimi kabul edip sevdiğim zaman diğerlerini sevmem daha kolay oluyor.

20- Mizah ve neşe bütünlüğümün bir parçası. 

21- Komplimanlar birer hediye. Onları teşekkürlerle kabul etmeyi öğreniyorum.

22- Hayat tatillerde ve her zaman çok basit. Ne verirsen onu alırsın.

23- Bugün kendime bana en çok ne zevk verirse onu yapmaya izin veriyorum. 

24- Tatillerde de merkezimdeyim, sakin ve dengedeyim.

25- Sessiz kaldığımda ve hayatımdaki güzel şeylere odaklandığımızda şifa veren gücüme izin veriyorum.

Herkese şimdiden aynasından güzel şeyler yansıtacakları bir yıl diliyorum… 

Haaaa bu arada herkes söylediği, ağzından çıkan her şeyi en çok kendine söyler, unutmayın ; ) 

 

 

Korkunun yerine bir şey koymalısın…

Kızımın korktuğu bazı şeyler var, 
tüm yaşıtları gibi…
Bazen cadılı, bazen canavarlı rüyalar görüyor.
Bazen karanlıktan korkuyor.
Ve merak ediyor.
Biz nelerden korkuyoruz. 
“Nelerden korkar büyükler?” 
araştırıyor.
 
Bana sordu bu sabah.
“Anne senin korkuların ne?”
Öylece kaldım, kendi korkularımı dillendirip, ona aktarmayacaktım elbette.
Ama öğrendiğim bir yolu paylaştım kendisiyle.
“Korkulara değil, olumlu şeylere odaklan” 
Çünkü hayat ve beyin boşluğu sevmez. 
Korkuyu çıkartmak için yerine bir şey koymak lazım.
Güvende olmak, sevgi, sevilmek…
“Güvendeyim” de korktuğun zaman dedim.
“Her şey yolunda” de.
 
Meğer, dün akşam da bir diyalog geçmiş babasıyla arasında.
Sevdiklerinin ölmesini istemiyormuş hiç, ondan korkuyormuş.
 
Ve bir de dileği varmış, gerçekleşmesini istediği:
Jelibonlar, çikolatalar keşke hiç zararlı olmasaymış…
……. 
Korkunun sığamayacağı şekilde, güzelliklerle dolsun kafanız ve yüreğiniz.
Yeni yılda alacağınız belki de en güzel hediye bu. 
 
 
Image