Size teyze demesinler : )

Yeni yılda bol bol eğlenmeye niyet ediyorum.

Önce sağlık, huzur elbette… Onların üzerine de gülüp, eğlenebileceğim her fırsatı değerlendirmeye niyet ediyorum.

Daha çok kahkaha, daha çok hafife alma, daha çok gezip tozma…

Üşenme, erteleme, vazgeçme… diyorum.

Ve işin komedisi. Eğer eğlenceli taraftan bakmıyorsak

o zaman şu reklam gerçek oluyor. :))))

Advertisements

Hoşuma gitti

IMG_5116

Evrene kulak verdiğimizde, cevap aldığımızı düşündüğümüzde sesin egodan mı, ilahi olandan mı geldiğini nasıl anlarız sorusuna güzel bir cevap:

” Pekiyi duyduğumuz sesin iyi olup olmadığını neyin yardımıyla anlarız? Hem sesler duyan herkes Yüce Akıl’dan geldiğini düşünür. İçinde kelimelerden fazlasını duyduğunda anlarsın. Ruhunda ansızın bir heyecan hissi belirince, sevinç gözyaşları dökmeye başlayınca anlarsın. Bir sıcaklık, bir koku yayılır ve içinde birden sesler doğuverir. İçinde bir yenilenme ihtiyacı, dürtüsü hissettiğinde , saflığa karşı bir açlık duyduğunda, ışığın düşüncelerini duyduğuna emin olabilirsin.” Vladimir Megre

Önce insanım, sonra reklamcı

Screen Shot 2014-12-17 at 10.05.38 AM

Bir billboard gördüm, geçen gün trafikte hızla giderken. Bi’ an gözüme çarptı. “İyiyle yetinme, mükemmeli iste!”

Sıradan bir slogan gibi. Ama arkasında neler var neler… Niye iyiyle yetinmiyoruz? İyinin nesi eksik? İyi olmak neden yetmiyor? Neden iyiden fazlası olmamız, fazlasını almamız gerekiyor?

Ömür boyu bize bu mükemmelik hastalığı aşılanıyor. Daha çocukken, iyi yemek yetmiyor, mükemmel yiyebilmeyi başarmak, okulda “aferin”lik olmak, takdir getirmek, sonra her şeyi mükemmel yapmak…

Mükemmel cep telefonunu kullanmazsan, mükemmel olmazsan sevilmez misin? Takdir görmez misin?

Mükemmelcilik, aslında “iyi’nin en büyük düşmanı belki de.

Sen sen ol “sen” ol… Zaten mükemmelsin.