Git ve pencerenin yanındaki yeri kap

Aamir Khan’ı yıllardır takip ediyorum. PİKİ ile tanıştım onunla. PK’de din sömürüsünü inanılmaz benzetmeler ve ironilerle ortaya koyarken, 3 idiots’da müthiş bir eğitim sistemi eleştirisi yapıyor, Her çocuk özeldir’de disleksi hastası olan bir çocuğun nasıl ilgi ve sevgiyle başarılı olabileceğini gösteriyordu. Resmen filozof gibi… Toplumsal sorunlara yüreklere dokunarak değiniyor. Cesurca…
images
Dün Secret Süperstar’a gittik, cuma girdi vizyona.
Aamir Khan, kadına uygulanan şiddet, ezilen, aşağılanan kişilikler, bastırılan hayaller ve cesaretin nasıl her şeyi değiştiribileceğini yine güçlü bir şekilde koymuş ortaya.
Kahramanımız 15 yaşında, müziğe aşık, şarkı söylemek isteyen, tüm dünyanın onu dinlemesini hayal eden zeki mi zeki bir kız, İnsu…  Ama içinde buluduğu toplum, kız çocuğu hiçe sayan babası yüzünden hayallerini yaşaması imkansız görünüyor. Aamir Khan bu noktada mesajını veriyor. Cesaret, her şeyi değiştirebilir. Her koşulda açılacak bir kapı bulunur. Film boyunca, kızımız kaderini değiştirmek için birçok şey yapıyor. Ama asıl gereken destek annede.
Finalde, o güne kadar hep kendiyle ilgili kararları başkasının aldığını söyleyen,
kahramanımızın annesi
çok cesur bir karar alıyor ve o canalıcı sözü söylüyor.
“Git ve cam kenarındaki yeri kap”
Bu söz çok anlamlı çünkü, filmin çeşitli bölümlerinde uçaktaki cam kenarını, gasp eden erkekler gösteriliyor. Cesurca o yer benim diyebildiği zaman kahramınımız o yere oturabiliyor.
Filmin sonunda ise o sembolik başkaldırışın hayatın her alanı için geçerli olduğunu söylüyor annesi.

“Git ve cam kenarındaki yeri kap”

Seyrederken bütün hayallerinden vazgeçmek zorunda kalan kızları düşünerek hıçkıra hıçkıra ağladım, cesurca her şeyi değiştirebilen kadınları düşünerek güldüm.

Advertisements

Öğle gezisi

Screen Shot 2017-10-17 at 14.51.42.png

1910’larda, İstanbul sokaklarında yaşayan bir grup kimsesiz Yahudi çocuğu Selanik kökenli Raşel Jozef Naar’ın dikkatini çeker.Naar ilk aşamada 16 kız çocuğuna bir yuva temin etmeyi başarır. Daha sonra Osmanbey Fırın Sokaktaki bir binasını bu amaca tahsis ederek 36 öksüz çocuğun bu yuvada barınmasını sağlar. İzidor Franko başkanlığında bir komisyon Musevi Cemaati Eytamhanesi tesis ve ittihaz olunmak üzere8.500 liraya satın alınan, Ortaköy Palanga Sokak No.16 da9, II. Abdülhamid’in Kilercibaşısı Osman Bey’in konağı olarak bilinen bir zamanlar Ermeni Yetimhanesi olarak kullanılmış olan bina 1919 yılında teslim alınır.21 Temmuz 1924’de çıkan yangında, o anda bahçede bulunan 195 çocuğun tümü kurtarılsada bina tamamen kullanılmaz hale gelir.

Çocuk kahkaları, ağlamaları sanki havada asılı kalmış. Görülesi bi yer. Mesai arasında böyle kaçamaklar yapmalı, insana iyi geliyor.

Tüm duygular dahil insan

 

İyileşme, kedere ve rahatlamaya, ıstıraba ve sevince yer bırakmakla gelir. Pema Chodron

Kişisel gelişim tantanalarının en büyük hatası. Saf mutluluğun makbul olması. Oysa bütün duygular insana ait. Ama burada yanlış anlaşılan bir şey var belki de; eğer kastedilen, ya da algılanan bütün duyguların kabulüyle beraber bu şekilde mutlu olmaksa… Bu olabilir mi, olabilir.

Foto: pinterest

Tüm kız çocuklarına;

IMG_7636

Girme kalıplara, sana ne derlerse desinler… Ne mutfağa hapsol, ne de işine… İşkadını, evkadını laflarının hiçbirini üzerine yapıştırma etiket gibi. Ne mutlu ediyorsa seni, onu yap. Bugün iş, yarın kek… Nerede mutluysan orada ol. Nerede sayılıyorsan orada dur. Sen kendi değerini bil, diğerlerinin sözleri bi kulağından girsin, bi kulağından çıksın. Seni cesaretlendirmiyor, şevkini kırıyorsa…

Hangi mesleği seçersen seç, iyi yapmaya odaklan, iyi yapabileceğine. Elinden gelenin en iyisini verebileceğine. Yapamazsın diyenlere omuz silk geç. Değiştirebileceğin, cesaret verebileceğin kızkardeşlerine yardım et, ama baktın onlar seni aşağı çekiyor, gülümse, yoluna devam et.

İster doktor ol, ister oyuncu, ister öğretmen, isterse başkan… Adil ol, güçlü dur, güçlü dururken şefkatini kaybetme, vicdanın hep yanında olsun.

Değiştirebileceğini unutma. Dünya küçücük hareketleriyle büyük değişimler yaratabilen insanların örnekleriyle dolu.

İçindeki öze sahip çık. Ailen sana ne kadar güçlü ve değerli olduğunu hissettirdiyse ne mutlu, ama değilse de HATIRLA… Ne kadar özel olduğunu.

HATIRLA…

IMG_8025

Ah Yusuf Ah

IMG_7785

Sabahattin Ali, Kürk mantolu Madonna değil sadece… Benim meskenim dağlardır diyen dağ aşığıdır mesela… Mesela Kuyucaklı Yusuftur. ( Ama şu yanlışımı düzeltmeliyim, çok popüler, seven sevmeyen moda diye okuyor dedim ve Kürk mantolu madonnayı okumadım. Okumalıyım.)

Neyse en son Kuyucaklı Yusuf’u okudum.  Yusuf’un hikayesi hayli dramatik. Acıklı bir olayla başlıyor, evlat edinildiği evde aşkı ve ardından başka bir dramı buluyor.

Okurken, şunu düşündüm konu itibariyle tam dizi senaryosu. Hayret nasıl kaçırmış yapımcılar bu hikayeyi. Ama bu senaryonun etrafında o nasıl güzel karakter betimlemeleri, o nasıl güzel canlandırma…

Çok seviyorum Sabahattin Ali’yi…

Olamaz mı, olabilir…

IMG_8011

Staj yapmak isteyen bi’ çocuk var, defalarca mail attı. Ne kadar istediğini anlattı. Biz de okulun zorunlu staj için görevlendirdiği çocukları alıyoruz prensip olarak. Bu nedenle olmaz dedim. Ama o kadar istekli ve heyecanlıydı ki, şunu söyledim, gidip bi okuluna sorsan, ya da bir öğretmenine… Belki staj yapabilmen için okuldan yönlendirirler, kabul ederler. Sanmam, bizde öyle bi uygulama yok dedi. Ama akşam üstü aradığında okulun kabul ettiğini haber verdi. Sormakla, denemekle ne kaybetti? Tam tersi 🙂

Şu lavanta kesesinden toprağa serpiştirdiklerimin çimlenmesi gibi… Deneme sonucu kazanma 🙂

IMG_8009