Kızımın olmasını istediğim kadın nasıl?

Bazen ona bakarken düşünüyorum, büyüdüğünde eşiyle, arkadaşıyla, sevgilisiyle iletişimi nasıl olmalı? Nasıl tepki vermeli? Neye ok deyip, neye isyan etmeli…

Aslında ona bakıp, ileride sevgilisine boyun eğmemesi gereken bir konuda ben ne yapıyorum? Ne yapmasını isterim? Hah, aslında olmamız gereken tam da o.

 

50a434ab2b16f5f5dbfd0bcac718b2ff

Advertisements

Bu soruya biraz daha zaman harcanmalı

Gelecek sene bugüne kadar hiç yapmadığınız neyi yapmak isterdiniz?

Hımmm… Düşüneyim.

Hiç gitmediğim bir ülkeye gitmek isterdim. Sırt çantamla dere tepe gezmek isterdim.

Tiyatro kursuna gitmek isterdim. Ya da isterim diyeyim, niye -di’li geçmiş zaman olsun.

Çocuklarla ilgili bir projede çalışmak isterim.

Ve biraz daha hayalgücümü çalıştırayım… Bakalım daha neler isterim ben? 1a41900d88f2a5d9808d1090079bf831.jpg

 

Genç bana ne öğüt verirdim?

Bi yandan çok şey var söyleyebileceğim. Küçük şeyleri kafaya takmamayı küçük yaşta öğreneydim, hayır demeyi gençken başaraydım, istediklerimi ya da istemediklerimi çocukken söylemeyi önemseseydim. Kimseyi kırmamak için kendimi kırıp üzmeseydim.

… Ama bi yandan da. Onlarla var oldum. Öyle olması gerekiyormuş, zamanla ağır ateşte pişmek lazımmış demek ki…

38c206059115e018c367514207bc855c.jpg

Ayrılık

Ayrilik

Çok keyifli, gülüp düşünebileceğiniz bir oyun. Zaten Fırat Tanış’ın oyunculuğuna hayranım. Sevinç Erbulak da, ikisi de çok başarılı.

Ayrılan bir çift, bir araya gelip, geçmişte yaptıkları hataları, görüşmedikleri zamanlarda neler yaptıklarını konuşuyorlar. Ayrılırken konuşamadıklarını, olaylar soğuyunca konuşabiliyorlar. Konuşmak önemli tabii…

Kimi kez gülüyoruz, kimi kez hak veriyoruz. Öyle bir oyun. Çok iyi vakit geçirdik. Kendinize keyifli bir iki saat hediye etmek istiyorsanız Ayrılık’a gidin.

Ne yapardın?

 

ed85c98200c576aa8c01d0477fd11df1

Bugün biri geldi ve size yeni bir iş kurmanız için gereken parayı verdi ya da veriyor. Üstelik hiçbir karşılık da beklemiyor. Ya tamam, oluru olmazı tartışmayın. Tutun ki, oluyor.

Bu iş ne olurdu? Bugünlerde çok meşhur ikigai kavramı var ya, yani -sabah kalkma amacınız- olabilecek iş ne sizce?

Hani hep gitme özlemi yaşıyor ya insanlar, alıp başımı gitsem dediğinizde ne yapmak istediğinizi biliyor musunuz? Kendinizi alıp, gittiğiniz yere götüreceğinizi hiç unutmayın ama… Ve sadece gitmeyi değil, giderken nereye gitmek istediğinizi de düşünün.

Kafe açmak ne modaydı bi ara. Gününden bıkan kafe açmak istiyordu. Kafe açmak, güneye kaçmak, Urla’ya yerleşmek ve diğer popüler cevapları değil, sizin gerçek isteğinizi kastediyorum, hepimizinkini…

 

Çocukluğunla ilgili en çok neyi özledin?

Ben mi? Babamı en başta… Onu kaybetmemiş olduğumuz yaşları…

Annem babam ben ve kardeşim, akşam yemeklerinde sofranın etrafında buluşup günü değerlendirerek yediğimiz yemekleri…

Tatile gittiğimiz zamanları… Denizden çıkmamak için parmaklarımızın buruştuğunu saklayışımızı…

Araba yolculuklarımızda, annemin yolluk olarak hazırladığı şeyleri yemeyi. Tuzlu salatalıkları, erikleri, üzümleri, poğaçaları…

Yıkanmış balkon kokusunu…

Kalp çarpıntılarını, sebepsiz abuk sabuk kahkahaları, yaramazlık yapmayı…

En dert ettiğimiz şeyin ceviz kabuğunu doldurmadığı günleri…

Pazar banyolarını…

Annemle TRT’de Şahane Pazar seyretmemizi…

Dedemin ben bir kere istedim diye her gelişinde piramit pasta getirişini…

Dedemi…

Mübeccel teyze’nin evinde kalmayı…

Hani ayağında çevirdiğimiz bir ipin ucunda top vardı, hah işte onu…

Akşam üstü evin altına inmeyi…

Kapının önüne kilim serip, evcilik oynamayı…

Bebeklerimle saatlerce sıkılmadan oynamayı…

Ve daha nicelerini…

Sen neyi özledin? Ya da neleri?

91890c3cb83568cc12635aa3d1a73b11

foto:pinterest

Yutmak zor…

d00856daa5d8496b04b9ed2fb7265b92

Çoluğa çocuğa olanları…

Onları savunanları…

Çanak tutanları…

Haksızlığı…

Duyarsızlığı…

Gitmek zorunda kalan dostları…

İyi gündeki dostlukları…

Konuşturulmamayı…

Susturulmayı…

Sevgisizliği…

Duygusuzluğu…

……………

 

Kendimizi ifade ederek bulacağız kurtuluşu…