Arada bir, bir yanım…

ce54de953bfb16721d3e442eb936cbec

Ağzımın tadı yok kaç gündür… Bilmem nedendir. İçimi döküp rahatlamak tadımı getirir belki. Vara yoğa gülmek, boş boş konuşmak, çocukça davranmak da yazın reçeteme. Yemeklerden sonra, ya da önce. Tok ya da aç karnına…

 

Advertisements

Sarı…

Screen Shot 2017-06-28 at 14.10.59

 

Bazen kendimi böyle hissediyorum 🙂 Büyümüş, yetişkin ciddiliğinde bir yaşamın ortasında böyle sarı, çocuksu…

Coşkuyla günaydın diyorum hayata bazen, bakıyorum çok çocuksu oluyor. Oh be, ben böyleyim diyorum. Ama bazen de ben de ciddiyete ayak uyduruyorum. Bazen tuhaf görünüyordur diye düşünüyorum.

Çok konuşuyorum bazen böyle coşkuluyken, bazen susuyorum. Bazen sarı renk solar gibi oluyor. Ben de sarı renk depolayacağım bişeyler var mı diye etrafa bakınıyorum.

 

1 klima, 1 metafor

Baş karakter, klima… Yardımcı oyuncular mekanda yaşayanlar. Klima aynı şekilde, aynı ısıda, ya da aynı soğuklukta çalışıyor. Tek fark, yaşanların oturdukları yer. Biri çok etkileniyor, esinti rahatsız ediyor, üşüyor, hatta donuyor. Başka biri oturduğu yere hiç serinlik ulaşmadığından yakınıyor, sıcaktan patlıyor. Aynı etki, herkes için farklı tepki yaratıyor. Oldukları yere, yaratılışlarına ve bulundukları konuma göre hissettikleri değişiyor.

…………

Bu size de farklı çağrışımlar yaptı mı? Aynı olayların herkese nasıl bu kadar farklı gelebildiğini mesela…

Beyin Cimnastiği

“Etrafımızdaki herkes Yaradan’ın bize emaneti”… diye düşünürsek. İlişkide bulunduğumuz herkes, bizim etrafımıza onlara iyi bakmamız ve şefkat duymamız, hayatlarını kolaylaştırmamız için koyuldularsa…

Onlara nasıl bir özen gösteririz? Nasıl davranır, nasıl hissederiz?

Kolayca affetmez miyiz mesela?

Bi’ fikir…