Handmaid’s Tale…

e7879b1da966b368954013a307ea4bc1

Daha önce bahsetmiştim, bir distopya eserinden uyarlanmış bir dizi Handmaid’s Tale.

ikinci sezonun son bölümünü izledim dün. Kadınların damızlık olarak kullanıldığı, efendilerin karılarının ise her türlü haktan ve yönetimden uzak tutulduğu, kitap okuyamadığı, müzik dinleyemediği, işkencenin, aşağılanmanın her türünün yaşandığı bir düzende geçiyor dizi, Gilead’da.

Damızlık olanlar zaten zorla alıkonulmuş, efendi ailelerin yanına verilen kadınlar… Bu kadınlar çağdaş hayatta, evlilik dışı ilişki yaşamış, ya da eşcinsel evlilikler yapmış, ya da sadece doğurgan oldukları için sadece efendi ve karısı için doğurmak üzere alıkonulan kadınlar… Ama ya komutanların, efendilerin karılarına ne demeli… Bunlar, bu düzen kurulurken, kocalarına yardım olmuş, desteklemiş, bu düzeni beraber kurmuşlar! Kendilerini boğan, aşağılayan bir sistemi kurmak için kocalarına arka çıkmışlar.

Tüm haklarını devretmek için elbirliğiyle çalışmışlar. Güya (!) İncil’in izindeler… Ama kadınlara tecavüz ediliyor Gilead’da, gözleri oyuluyor, oraları buraları kesiliyor, öldürüyorlar.

Bir gün uyanıyorlar. Direnmek istiyorlar. Birlikte kurdukları düzen bu oysa… Parmak kaldırdıkları anda parmak gidiveriyor (!)

Offff ne distopya.

Screen Shot 2018-07-17 at 14.26.36

 

 

Advertisements

Genç Papa

2460fbf2-9952-4847-91e2-f22afabd4744.jpg

 Genç Papa, orijinal adıyla The Young Pope bir Vatikan eleştirisi… Ama bunca eleştiriye orada çekim yapılmasına nasıl izin verilmiş hayret… Jude Law, çok karizmatik. Vatikan ve Katolik dünyasındaki yanlış gidişi değiştirip, devrim yapmak isteyen genç papayı oynuyor. Genç papa, kendi tarzını getirmek istiyor, tabii o sırada da, olayın nasıl ticarete döküldüğünü, ilahi yaşamlar içine ne gibi ahlaksızlıklar gizlendiğini gözler önününe seriyor.

1.sezon, 10 bölüm var elimizde 🙂 Bakalım 2. sezon ne zaman gelecek?

Ve aşağıdaki şarkısına bayıldım, dönüp dönüp dinliyorum.
 

Enfes bir dizi, bir distopya

İnsanı düşündüren, dehşete düşüren nefis bir distopya dizisi… İçine çekiyor sizi, vay be dedirtiyor, kurguyla gerçeğin aslında iç içe geçişi sizi ürkütüyor.

Handmale’s Tale Margaret Atwood’un romanından uyarlanmış, Türkçesi Damızlık Kızın Öyküsü… Hikaye bir gelecek distopyası… Dünyada çeşitli nedenlerle doğurganlık çok azalmıştır. Bir grup -tarikat gibi bir oluşum- güya dünyanın iyiliği için yönetime el koyarlar. Önce kadınları işlerinden çıkarırlar. Paralarına el koyarlar. Ülkeden kaçışları engellerler. Sonrasında da, doğurabilen kadınları ayıklayarak tek tip kırmızı kıyafetler giydirerek grubun erkeklerinin evlerine yerleştiriyorlar. O günden itibaren, kadınların isimleri yaşadıkları evin efendisinin adıyla anılıyor. Fred’lerin evinde kalıyorsa OFRED gibi…

Ve efendileri ve eşleri için çocuk doğurmaya zorlanır bu kadınlar. Tecavüz tabii bir nevi. Çok muhafazakar, güya dünyaya iyiliği getirmeye çalışan bu korkunç düzenin içinde her türlü  pislik vardır oysa… Dizinin ilerleyen bölümlerinde görülür bu.

Bir yandan irite eden, ama bir yandan da insanın zihninde yeni kapılar açan bir dizi. İlk sezon bitti. İkinci sezonu sabırsızlıkla bekliyorum. BluTV’den izleyebilirsiniz.

 

 

O.A

p13606482_b_v9_aa

İlk sezon yeni bitti. Neyse ki devamı gelecekmiş, çok heyecanlı bi yerde kaldı çünkü.

Ölümü deneyimleyen bir grup insanın, esir alınarak üzerlerinde deneyler yapıldığı bir hikayenin etrafında geçiyor olaylar… Öyle bir yerde bitiyor ki, ister inan, ister her şey bir sanrı mıydı de.

Ama esaretin etrafında buluşan insanların zorda kalınca nasıl birlik olduğunu görüyorsun ve güçlerini birleştirdiğini… Biraz mistik, biraz fantastik… Dizi severlere şimdilik taptaze bir 8 bölüm 🙂 Sonrası Allah kerim…

Screen Shot 2017-07-06 at 17.08.33