Handmaid’s Tale…

e7879b1da966b368954013a307ea4bc1

Daha önce bahsetmiştim, bir distopya eserinden uyarlanmış bir dizi Handmaid’s Tale.

ikinci sezonun son bölümünü izledim dün. Kadınların damızlık olarak kullanıldığı, efendilerin karılarının ise her türlü haktan ve yönetimden uzak tutulduğu, kitap okuyamadığı, müzik dinleyemediği, işkencenin, aşağılanmanın her türünün yaşandığı bir düzende geçiyor dizi, Gilead’da.

Damızlık olanlar zaten zorla alıkonulmuş, efendi ailelerin yanına verilen kadınlar… Bu kadınlar çağdaş hayatta, evlilik dışı ilişki yaşamış, ya da eşcinsel evlilikler yapmış, ya da sadece doğurgan oldukları için sadece efendi ve karısı için doğurmak üzere alıkonulan kadınlar… Ama ya komutanların, efendilerin karılarına ne demeli… Bunlar, bu düzen kurulurken, kocalarına yardım olmuş, desteklemiş, bu düzeni beraber kurmuşlar! Kendilerini boğan, aşağılayan bir sistemi kurmak için kocalarına arka çıkmışlar.

Tüm haklarını devretmek için elbirliğiyle çalışmışlar. Güya (!) İncil’in izindeler… Ama kadınlara tecavüz ediliyor Gilead’da, gözleri oyuluyor, oraları buraları kesiliyor, öldürüyorlar.

Bir gün uyanıyorlar. Direnmek istiyorlar. Birlikte kurdukları düzen bu oysa… Parmak kaldırdıkları anda parmak gidiveriyor (!)

Offff ne distopya.

Screen Shot 2018-07-17 at 14.26.36

 

 

Advertisements

Kara kutunuzda ne var?

758e93fa8564265e9b70d72a8c8371ae

 

Hale Caneroğlu’nun TED konuşmasını izlediniz mi?

Nasıl ki bir uçak kazası olduğunda bunun nedenini bulmak için kara kutuya bakılıyor, insanlar da yaşadıkları sorunlarda dönüp kara kutularına baksın diyor. Hepimizin geçmişinde, bizi bugün sınırlayan, engelleyen kara kutular var belki de…

Dünya kadar like alsan da, sen kendini beğenmiyor, değerli bulmuyorsan boş kısacası.

Önce kara kutular iyileşmeli…

Ne yapacağız sizin bu kabalığınızı?

Bi adam, yaşlı başlı dede… Gerçekten birinin dedesi, torunu da orada. Az önce sahneden inen kızıma iltifat ediyor. Çok iyiydin diyor. Sonra sahnede daha ince görünüyordun diyor!

Çocuk bırak bi sevincini yaşasın, niye neşesinin üzerine kül atıyorsun?

Çocuğun güneşli yüzünden bulutlar geçmesine neden oluyorsun?

Ama bence farkında bile değilsin. Çünkü kendi torununa da arada bi’ lafını çaktın.

Kaba olduğunu bile bilmiyorsun : ( Yazık…

 

 

#neden

Bundan sonra bi neden serisi hazırlayacağım. Bunu yapmak için çok “nedenim” var.

Bugünkü neden silsilemizin nedeni yılsonu törenleri.

Arkadaşlar, sevgili veliler, bi heves çocuklarınızın yılsonu törenlerine gidiyorsunuz, pekiyi….

Neden???

Neden, çocuklar sahnedeyken, o cebinizde dursun diye icat edilmiş telefonlar elinizden düşmüyor. Bir sene boyunca çalışmış çocuklar terleye terleye sahnedeyken siz facebook’a, watsup’a bakıyorsunuz? Neye baktığınızı çok iyi biliyorum, çünkü burnumun dibinde ışığınız parlıyor, gözümü alıyor. Neye baktığınızı görüyorum.

Neden???

Diyelim keyif almıyorsunuz, saygı duymuyorsunuz, sırf oradaydım demek için oradasınız. Neden keyif almıyorsunuz. Çocuğunuz sizin o yahu. Yaptığını merak etmiyor musunuz?

Neden???

Kendi çocuğunuzun görevi bittiği anda, tüm saygısızlıkları yapabilir moduna geçiyorsunuz. Yanınızdakiyle konuşuyor, çalan telefonunuzu açıyor, küçük çocuklarınızın ortada koşmasına izin veriyorsunuz? Hiç mi bir tiyatro oyununa falan gitmediniz? Öğrenmediniz?

Neden???

 

 

Çocuklar ve kitaplar

 

Bu ay çok yapmak istediğim bişeyi yapma fırsatı buldum. Çocuklarla ilgili, onlara dokunacak bir şeyler yapmak… Ve yolum Bütün Çocuklar Bizim Derneği’yle kesişti.

Onlarla birlikte çocuklara kitap okudum, Dodo’yla onlara yeni bir hikaye anlattım, onları dinledim. Çok mutlu oldum.

Tuzlanmış salatalık

Bugün bi’ yerde okudum. Bir kalp doktoru yazmış. Kalp krizi geçirip hayata dönen kişilerle yaptığı sohbetlerde, ince çizgiyi geçen o küçücük anda hepsi huzurlu bir çocukluk anısını görüyormuş, o ana gidiyormuş.

Aslında şöyle terapiler de var : Zor dönemleri atlatmak ya da stresli bir anda destek alabilmek, sığınmak için güzel bir çocukluk anısı bulmak… Aslında yetişkinliğimizde olayları nasıl karşıladığımız çocukluktaki anılarımıza bağlı. Bu hayata nasıl bağlandığımız da…

Hadi çok huzurlu bir çocukluk anıma gideyim dediğimde benim aklıma, ailece yaptığımız şehirlerarası araba yolculukları geldi. Kardeşim ve ben arka koltukta, babam arabayı kullanıyor. Parlak, ışıl ışıl bir güneş vuruyor yüzlerimize.

Annem önceden hazırladığı salatalıkları soyuyor, tuzluyor ve arka koltuktaki bizlere uzatıyor gülerek… Herkes tatile gitmenin heyecanı içinde, yüzler gülüyor, huzur var… O salatalığın kokusu, tadı hala aklımda… Bin şükür anısına…

f69f86e9ae3b8836f1b433b84fa8e639

: )

IMG_1238

Öğlen gördüm bu taksiyi. Ne güzel di mi? Kadının yapamayacağı iş yok. Hatta alasını yapar. Hele bugünlerde negatiften giderek pozitif şeyler söylemeye çalışan reklamlar var ya onlara da gıcık oluyorum.

Önce bi dolu önyargı sayıyor, bilinçaltında bu önyargıların altını çiziyor, sonra diyor ki, hadi önyargıları silelim… Gerek yok oysa ki onları yinelemeye…