-se, -sa….

e67bae1f104dcfde2c886e7fab9cd100

Akışta kal der ya bilgeler(!) akışta ya bi kayaya takıldıysan, küçük bir yaprağın nehirdeki yoluna devam edememesi gibi… ya tekrar akışa geçmek için bir dokunuş gerekiyorsa… ama sen ısrarla taşı ittirmeye çalışıyor, omuz atıyor ve omzunu incitiyorsan… kayayı delebilecekmiş gibi… delip de geçebilecekmiş gibi… ya kaya da orada tıkanmış bir noktadaysa…  nehir sizi dinliyorsa… ya da bekliyorsa… ya da nedense aldırmıyorsa, akıyorsa öylece…

 

Advertisements

5 Aralık teşekkürü…

3b0c914d16b94c3d427ecd7d71b26d67.jpg

Ne umarsızca kabul etmişim. Seçip, seçilmeyi… Sandığa gidip oy kullanabilmeyi cebimde bilmişim, bulmuşum. Okulda Ali ile Ayşe’nin yan yana oturduğu sıraları gayet sıradan kabul etmişim. İstediğim mesleği seçebilmeyi, o meslekte başarılı olmayı, araba kullanmayı, eşimi seçebilmeyi, çocuğumu istediğim gibi yetiştirebilmeyi, doğurduğumun ismini kendim seçebilmeyi, arkadaşlarımla vakit geçirebilmeyi, özgürce sevmeyi, sevilmeyi hep hakkım görmüşüm.

Yıllar geçip büyüyünce gördüm ki; zaten hakkım olan bu şeyleri hiç yaşayamayanlar var. Varmış… Bazı ülkelerde resmi engeller, bazı ülkelerde ise görünmeyen öğretilmiş çaresizlikler var(mış.)

Bugün 3 kişiye teşekkürü borç bilirim. Biri Atatürk… Türk kadınlarına sağladığı haklar,  açtığı ufuk için… İki ve üç ise annem ve babam. Asla ve asla kendilerinden cinsiyetçi engeller duymadığım, bunların farkında bile olmadan büyüyebildiğim ve o yüzden kafamda o engelleri yaşamadığım için.

Şükürler olsun varlığınıza…

 

 

d9ed1e0e18ce312697762002d7569dff

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı Tarancı

İyi haftalar

facc7a04304df5b695b577b78602d781

Güneş doğar, güneş batar ama insan uyumaz bazen… Deniz masmavidir ama insan görmez bazen, üzme kendini umutsuz gibi… Sevenin var bak ne güzel…

 

 

24 Kasım

Çok isterdim/ ya da isterim diyeyim, belki olur ileride. Çocuklara bişeyler öğretebilmek, cesaret vermek, yol göstermek. Kendisini sevmesine katkıda bulunabilmek, sevmek, şefkat göstermek, moral vermek… Belki ucundan bişey yaparım ileride… Neden olmasın?8f3cc5548f6e50dc685de6eb3435508e

Öğretmenin, öğretmenlerin değerini bugün daha iyi anlıyoruz sanki.

Her şeye rağmen, sistem ciddi error verse de, öğretme aşkıyla yanıp tutuşan, bir insan ortaya çıkartmanın sorumluluğunu taşıyan, her çocuğun özel olduğunu bilen, ona göre yaklaşan öğretmenlerimiz var. Biliyorum, tanıyorum… İyi ki varlar. Üstelik şartları zor, yolları çetrefilli. Malzemeleri, kitapları eksik çoğu yerde, bazen aileler zorlu, bazen hayat koşulları… Ama umarım umutlarını hiç kaybetmeden ideallerini gerçekleştirmeye devam ederler.

Umarım atanamayanlar da işlerine bir an önce kavuşabilir. Mesleklerinden uzaklaşmak zorunda kalanlar öğrencileriyle buluşur. Maaşları düzelir, yüzleri güler.

Kolay mı? Bir hamur gibi yepyeni bir nesle şekil veriyorlar.

Bunu her zamankinden daha iyi görüyoruz

Toplumun elinde oyuncak olma

056b53213e6c48a33f4eedad691b9b09İllustration: Inès Longevial

Küçükten başlıyor. Sen okulu, öğretmenini seversin. Asıl cool(!) olanın sevmemek olduğunu söylerler. Özgün giyinirsin, değişik olmuş deyip, dudak bükerler. Farklı bir meslek seçmek istersin, soğuturlar. İşini seversin, söyleyemezsin. Herkes şikayet etmektedir. Laf taşıyana katılmazsan, oyunbozan olursun. Aynı düşünmezsen vatan haini bile olabilirsin. Bi de bakmışsın toplumun elinde oyuncak olmuşsun. Ne zaman mı?

Kendi duruşunu bulmazsan, her söze uyarsan, illa da onaylanmaya çalışırsan…

Akışa güven ama toplumun seni manipüle ederek mutsuz etmesine de izin verme…

Bir yerde okudum :

Bir kural der ki; iki ayağın olduğuna göre seni beslemeyen bir yerde durman gerekmez. O zaman yürü! Sana zarar verecek her şeyden kaçınmak aslında bir sevgi eylemidir.

 

Kendin olabilme hakkı

aa267c77ebfa646ce4ee068adc684711

Bizim için çizilen portrelerin içine hapsolmak zorunda değiliz. Zaten çizilen profile uyduğumuzda değil, orijinal olduğumuzda daha güzeliz.

Cesaretimizi kanıtlamak için Leyla Alaton’un dediği gibi .aşaklı(özür dilerim) olmak zorunda değiliz, çünkü cesaret yürekten gelir, diğer organlardan değil.

Sözümüzü dinletmek için kaba, sert, maskülen olmak zorunda değiliz. Bilgi, yetenek kendini dinletir.

Yaşlanmamak için kaşların arasını askıya almak, oramızı buramızı bilmem ne zehriyle dondurmak, falanca maddeyle dolgu yapmak zorunda değiliz, gülüsediğimizde kaz ayaklarımız çıksa çok mu kötü? Kim öğretti bize yaşlanmanın bir suç olduğunu?

Kendimiz olabilme hakkı… Kadınların kazanması gereken hakların başında… Estetikleri pompolayan, yaşlanma karşıtı (!) empozeler ve diğerleri… İşte bunların hepsi kadına şiddet aslında.

Hepimiz kendimizken öyle güzel, öyle iyi, öyle güçlüyüz ki.