Salı sallanır (mı?)

Screen Shot 2015-09-22 at 1.55.06 PM

Belki de en tehlikeli bilgi kulak dolgunluğuyla bilinen.  Yarım yamalak. Tek ağızdan.

O yüzden söz çok hoşuma gitti.

“Fikir sahibi olmak yerine, bilgilenmeye çalışın!”

Dini bilgilerimizi bile mahalledeki falan teyzenin,

tarihimizi taraf bir amcanın dedikleriyle öğrendiysek hele bizden tehlikelisi yok.

Herkes sadece etrafındaki çemberdeki insanlara saygı duyarak yaşasa,

sadece o çembere bile, bir süre sonra herkes birbirine saygı duymaz mıydı?

Salı sallanır diye bir lafımız var meşhur. 

Nereden geliyor biliyor musunuz? 

Aslında Osmanlı’nın İstanbul’u fethi salı günü olduğu için Hristiyanlarca uğursuz sayılmış.

Biz de yıllarca Yunan kültürüyle iç içe yaşadıkça bu Türkiye’de de yayılmış.

Yaaa geçmişten gelen bazı bilgileri her daim sorgulamak gerekiyor.

Neyi, niye yaptığımızı, niye yapmadığımızı…

Salı niye  uğursuz kabul edilip, sallanır? Tık tık. 

An’ın içini doldurmak

IMG_3627

Kızımla şu jetonlu oyuncak mekanlarında olan iki kale arasına yuvarlak bir diski sokmaya çalıştığın bir oyun var ya onu oynuyorduk. Bir ayma anı oldu. O an, çok da ruhumu koymadan oynadığımı fark ettim. Görev gibi atıyordum diski. Aklım daldan dala konan bir maymun gibi dolanıyordu bi yerlerde. Kah düşüncelerimdeydim, kah vücudumu dinliyordum. Belim ağrıyor mu diye yokluyor, kendime dönük bakınıyordum içeri. An’ı doldurmuyordum o an. An’ı geçiştiriyordum. Yorgundum belki de biraz.

O ayma anından sonra coşkumu koydum. Coşkuyla, oynamak, kazanmak dünyanın en önemli şeyiymiş gibi vurdum diske… Onun hırsına katıldım, kendimi zaman makinesiyle an’a ışınlanmış gibi hissettim.

Kendimi daha enerjik hissetmeye başladım. Enerjik olmayı oynamıştım ve daha enerjik olmuştum.

O an ne yapıyorsam, orada olmayı seçmiştim.

Bir sonraki an’da da bi sonrakinde… An be an yaşamak…

Ruhumuzun ihtiyacı olan… An’ın içini doldurmak…

Her durumun nedeni var

Bu sabah kızımla servise yetişmek konusunda atıştık, sonra o ağladı. Servis kaçtı ve başka bir çocuğu alıp geri geldi, o da servise ağlayarak üzgün bindi. Onu bıraktıktan sonra üzüldüm, sabaha öyle başladığımız için ama… Biliyorum ki her şeyin bir nedeni var ve her şey yolunda. İçim sıkılmıştı yine de… Servise telefon edip, onunla konuşmak istedim ve ondan özür diledim. İyi bir gün geçirmesini diledim. Gecikmesinin suçlusu ben değildim, ama sabrımın tükenmesi benim sorumluluğumdu, özür dilemem o sebepleydi. 

Neyse, sonra, akşamüstü birden bir şimşek çaktı. Bir akşam önce ettiğimiz sohbet geldi aklıma. Arkadaşlarının onun suçladığı ve üzüldüğü birkaç olay anlatmıştı. Aslında bakıldığında, onun özür dilemesi gereken olaylardı belki… Evet ya, belki de sabah yaşadığımız şey, onun özür dilendiğini görmesi, anlaşmazlıkların böylece yumuşayabileceğini öğrenmesi içindi. Yani benim içime öyle doğdu. Tartışmasaydık iyiydi de, belki de tartışmamız daha iyi olmuştu. Resim

Aşkla uyanmak

Resim

 

Bu sabaha öyle güzel geldi ki bu fotoğraflar… Aşkın selfie’si… Aşık olabilen insan iyidir, aşık insanın kalbi güzeldir, aşık insan sabaha sevgilinin gözünden bakabilen, sabahı bambaşka görebilendir… deyip, Nazım’dan aşağıdaki dizeleri okudum. Nazım için aşkıyla başlayan sabah bakın nasılmış? Bir sabah bu kadar mı güzel anlatılırmış… 

Vera’nın Uykudan Uyanışı 


İskemleler ayakta uyuyor 
Masa da öyle 
Serilmiş yatıyor sırtüstü kilim 
Yummuş nakışlarını 
Ayna uyuyor 
Pencerelerin sımsıkı kapalı gözleri 
Uyuyor sarkıtmış boşluğa bacaklarını balkon 
Karşı damda bacalar uyuyor 
Kaldırımda akasyalar da öyle 
Bulut uyuyor 
Göğsünde yıldızıyla 
Evin içinde dışında uykuda aydınlık 
Uyandın gülüm 
İskemleler uyandı 
Köşeden köşeye koşuştular 
Masa da öyle 
Doğrulup oturdu kilim 
Nakışları açıldı katmer katmer 
Ayna seher vakti gölü gibi uyandı
Açtı kocaman mavi gözlerini pencereler 
Uyandı balkon 
Toparladı bacaklarını boşluktan 
Tüttü karşı damda bacalar 
Kaldırımlar akasyalar ötüştü 
Bulut uyandı
Attı göğsündeki yıldızı odamıza 
Evin içinde dışında uyandı aydınlık 
Doldu saçlarına senin 
Dolandı çıplak beline ak ayaklarına senin 

 

YOL

 Resim

Hayat amacın nedir? 3 kelimelik bir soru. Ama hem hayatın en önemli sorusu, hem de cevap vermesi en zoru… Eğer gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, hangi yoldan gittiğinizin de bir önemi yok… 

“Hayat amacı, gözlerindeki ışıktır!” diye bir söz duydum bugün. Ne kadar doğru… O yönde bir şey yaptığımda, o yolda bir sohbet yaptığımda gözümün parladığını kendim bile hissederim…

Hayat amacı her şey olabilir. Ahmet Şerif İzgören, bir konuşmasında bir örnek veriyor. Mahallenin delisi gibi gözüken bir kadının, sokaktaki 70 kediyi beslediğini gösteren bir televizyon programından bahsediyor. “Bak beni ne çok seviyorlar, ben de onları çok seviyorum.” diye anlatıyor kadın röportajı yapan çocuğa…

Kadının gözündeki parıltıyı anlatıyor. Kadın, o amacı bulmuş işte… Röportajı yapan gencin gözünde yok diyor o ışıltı…

Seçtiğiniz yolda beraber gittiklerinizin de çok önemi var. Sizi aşağıya çekmeyecek; yolcu değil, yoldaş olacak insanlar olmalı etrafınızda… 

Yolun uzunluğu, engebesi önemli değil. Varılacak noktanın gözlerinizdeki ışıltısı, yol boyu size eşlik etsin yeter… 

Çınlayan sedir ağacı

Resim

Çınlayan Sedir Ağacı’nı Kuraldışı sayesinde keşfettim.  Özellik tümüs bölgesini dengede tutmak için mucize gibi… Biliyorsunuz tümüs noktası tam göğüs çatalımızın üstünde. Bağışıklık sistemimizi doğrudan etkileyen bir bölge. Çeşitli tekniklerde tümüse küçük vuruşlar ve masaj, denge ve sağlıklı çalışması açısından uygulanıyor. Çınlayan Sedir de, bu bölgeye iyi geliyor.

Çınlayan Sedir’in hikayesine gelince… Sibirya’da yetişen bu ağaç ve bu ağacın sihri, bir Şaman olan Vladimir Megre tarafından açıklanmış. Bu ağaç 500 yıl yaşıyormuş. Ve 500 yıl boyunca kozmik enerjileri çekiyormuş kendine. 500 yılın sonunda, ben bu dünyadaki görevimi tamamladım, şimdi bu enerjiden siz faydalanın der gibi çınlamaya başlıyormuş.  İşte bu ağaçların dallarından yapılan Çınlayan Sedir Ağacı, bu titreşimleri yaymaya devam ediyor. 

Ne kadar bilge değil mi? 

Bu ağacın daha detaylı hikayesini okumak isterseniz, Kuraldışı’nın Anastasya Serisi’ni okuyabilirsiniz.. 

http://kuraldisi.net/?Did=36&aranan_kelime=Anastasya&aranacak_yer=0#

 

 

 

 

Resim Resim