Madonna seviyorum seni

Öyle güzel anlatmış ki, kadının kadına desteğinin önemini. Birbirimizden aldığımız güçle güçleneceğimizi…

Kadın kadının kurdudur lafını kim bulduysa, kadınlar arasına nifak sokmak için bulmuş olmalı…

Madonna diyor ki; birbirinizden güç alacağınız kadınlarla olun, birbirinizi destekleyin…

Çünkü birbirinizi en iyi siz anlarsınız…

Advertisements

Hey gidi George…

Beraber ağlar insan, beraber güler, sever, bazen sosyalleşir, bazen içine kapanır, bazen ilk öğrendiği müzik aletiyle çıkartmaya çalışır. Onunla hatırlar bir dönemi. Onunla unutmaya çalışır. Sözlerini yazar, ezberler.

Careless Whisper ve diğerleri tam da böyle sözlerdi. Hoşça kal George ve teşekkürler… 3999ac32dff080602f2a5a7d4c51fe75

Ya birlikte, ya hiçbirimiz…

7036e04ee5d88cb703983590c6f64aac

İnsan türü tükenecekmiş deseler… Biri düğmeye basacak, artık tek bir yanlış hareketiniz olursa eğer… Acaba sırf can korkusundan birbirine sarılır mı insan? Yoksa şöyle mi der, yok bile olurum, yeter ki, benim gibi olmayan herkesi yolup atayım, ayrık otları gibi…

Karanlık ve aydınlık sürekli atışıyor birbiriyle. Kuğu gölü’ndeki beyaz kuğu, siyah kuğu gibi.

Susturmak istiyor biri, diğerini… Susturmak için daha güçlü çıkıyor sesi. Öldürmeyi bilmeyene, ölümle meydan okuyor. Ölmez ki insan. Bedenler ölür, ruh ölmez ki… Fikirleri söküp atamazsın ki ruhtan. Ruh gezer nesiller boyu. İnsan öldürür, ruh sürdürür peşi sıra düşünceyi.

Biri dese, bitiyor insanlık hey! Sarılmazsan birbirine. Göz göre göre, oyar mısın birbirinin gözünü yine…

Ya birlikte kurtulacağız bu sarmaldan, ya birlikte…

 

Niye geliriz şu hayata?

screen-shot-2016-12-15-at-10-43-46

https://www.facebook.com/advert.ge/videos/1365121280174064/?pnref=story

 

Büyümek isteyen ruhumuzu eğitmek, daha iyi bir versiyonumuz haline gelmek, gülmek, güldürmek, çocuklara çocukluklarını yaşatmak…

Geçen gün duyduğum bir söz geldi aklıma

“Özgürlüğü elinden alınmış çocuğa büyük denir.” Nasıl da güzel anlatıyor. Nedir çocuğun özgürlüğü? Oynamak, anı yaşamak, sevilmek, şefkat görmek, gülmek, güvenebileceği eğitmenler bulmak, ışık görmek gelecekte, eğlenceye vakit bulmak, güvende olmak, sıcacık bir yuva…

Çocuklara intikam öğreterek değil bu özgürlükleri vererek aydınlığa ulaşabiliriz.

Dünyanın her yerindeki çocuklara özgürlük diyorum o halde!

Yukarıdaki videonun reklam olduğuna bakmayın, insanın içini ısıtmıyor mu?

 

 

Sarılalım…

img_0655

Her öğlen yemeğe gittiğimiz yerde çalışan çok pozitif, hep gülen, memnun etmeye çalışan, gülümseyen bir adam vardı. Aramızda hiç dillendirmesek bile, severdik. Soğan çorbası sevdiğimizi bilir, mail atardı, soğan çorbası var bugün diye. Yemek sonrası içtiğimiz çay yetişmemişti de bi kere, incebelliyi alıp çıkmıştım. Geri getirmek üzere… Unutup unutup durdum götürmeyi. Her yüzünü gördüğümde hiiiiii, gene unuttum derdim. O da oooo takımı düzeceksiniz bu gidişle diye takılır, aman önemli değil derdi.

Bu öğlen o tarafa gitmedik. Ama haberi kulağımıza geldi. Ölmüş… Kalp krizi.  Öylece, vedalaşmadan… Gitmiş. Bir öğlen daha yok onu görebileceğimiz…

Biz ona sıcak olduk, iyi baktık, o bize öyle… Eksiğini bulaydık, hep şikayet edeydik, onu farketmeyeydik, yine gelip geçecekti… Ne olacak tuzu eksik, yağlı olmuş, oymuş buymuş. Hoş bir seda bırakmak varken niye aksi olsun?

Ya da delip geçen Beşiktaş patlaması… Kim bilir bir gün önce biriyle kavga ettiler, ya da yolda biri  onlara sinirlendi, ailesinden biriyle konuşmuyorlardı belki 2 gündür… Belki birine çok içerlemiş, bütün gece içleri içlerini yemişti belki… Günlerdir bir telefon beklemiş, ya da bir telefonu günlerdir ertelemişlerdi belki de.

……….

Oysa birini bir daha görmeyecek olsanız, bambaşka davranırdınız di mi?

…….