İletişimde…

… Size yapılmış işe, yazılmış maile geri dönün.

O an cevap veremiyorsanız bile maili aldığınızı haber verin.

Cevabınızı herhangi bir kişiye değil, size mail atan kişiye verin.

To, bc, cc… Kimin nerede olması gerekiyorsa, oraya koyun.

Yanlış anlaşılacağınızı düşündüğünüz, kızgın algılanacağınız bir durum varsa, hemen klavyeye saldırmayın, ya arayın, ya yüz yüze konuşun.

Bunlar benim gördüğüm, dikkat edilmediğinde negatif, dikkat edildiğinde pozitif etkisi olan davranışlar…

Belki sizin de ekleyecekleriniz vardır?

dd266b543d81412e1ea1596eb8bfd8c9

Advertisements

Derle, topla, rahatla

IMG_9720
Ortalığı derleyip toplamanın ne kadar rahatlattığı konusunda hemfikiriz. Hemfikiriz de… Toplayıp, iki günde dağılıyoruz ya yine, ona ne yapmalı? Bir arkadaşım sayesinde Marie Kondo ile tanıştım. O benzer şeyleri ortaya koyup, neyin var, neyin yok gör ve ondan sonra seninle kalmasını isteyeceklerini bırak diyor. “Mesela bütün tişörtleri ortaya koyup, sana haz veriyor mu, kalmasını istiyor musun, kalsa giyecek misin dokun, hisset öyle vedalaş…”

Ben bütün evi aynı anda yapamam ama bölüm bölüm yapıyorum. Dün atkı, bere, eldivenleri yaptım. Bi de ne göreyim, benim iki çift aynı kırmızıdan eldivenim varmış. Ben de üşüyerek dolaşıyorum ortada. Neymiş, “derle, topla, rahatla.” :))) ve ısın…

Teşekkürler Marie Kondo…

 

Nasıl durursak öyle…

 

c1c66861b53183d90a23e240ceb1a195

Dün küçük bir kaza yaptık. Bi’ arabayla sürtüştük. Arabadan inerken iki şoför de biraz sinirliydi, hiçbir şey olmasa yolumuzdan olmuştuk. O ilk tepki normaldi. İki taraf da az biraz suçluydu. O aşamada bir karar verecektim, verdim. -Neyse dedim, ikimize de geçmiş olsun. O aşamadan sonra olayın akışı değişti. Sinirler yatıştı. Raporlar tutulup ayrılırken, çocuk abla sorun olursa haber verirsin dedi. Sinirden abla aşamasına geldik.

Nasıl durursak öyle akıyor bazen olaylar ve ilişkiler… Ne dersiniz?

 

Yüzünü dökme küçük kız

2bcdbb85ecbcc0778fcb7a377234716e (1)

Bazen iyi hissederek, yaparsın. Bazen iyi hissetmek için… Yaptıkça iyi hissedersin. İşte o her ne ise yapmalı. Bi’ kere iyi hissetmeye başladıktan sonra, iyi olmak daha kolay çünkü. Bazen makyaj yaparsın, bazen sana şefkatle yaklaşan insanlara sığınırsın, bazen kitaplara, şarkılara… bazen fındık ezmesi kavanozuna, bazen yazmaya, bazen uykuya…

İyi hissetmek için bazen iyiymiş gibi yapmanın faydası var çünkü gülmeye başlayınca bi süre sonra vücut gerçekten güldüğüne inanıyor, sonrası da geliyor. Kötü hissettiğimiz anlarda geçeceğine inanmak ve beklemek lazım sakince…

Karışık mı oldu: )

Tuzak

e12d1ebdc58b4cb7bc01fad1e4b8b556

Hem de ne garip bi’ tuzak. Bazen kadınları savunmak isteyen kadınların ağzından çok acayip laflar duyuyorum. Güya, kadının yanında bir söylem ama aslında özünde ayrıştıran, ötekileştiren ve kadına ait olmayan etiketler, kıyafetler biçen…

Bu tuzaklara dikkat etmek lazım. Mesela… Bi ara çok magazin konusuydu -bu arada magazin deyip geçmeyin, maalesef kanaat önderi gibi konuşuyorlar her yerde- Kocama dokunma çıktı. Yine öbür kadına konuşuyor. Koca saf, koca ezik, gel deyince gidiyor sanki. Oysa sözleşme iki taraf arasında, karı ve koca. Sözleşmeyi bozana asıl gitmeli laf.

Başka bir mesela; güya kadına yol gösteriyor, çıkarını koruyor. İki çocukla daha iyisini mi bulacaksın? Otur oturduğun yerde. Ne biliyorsun, niye durduruyorsun, mutsuzsa niye onu çaresiz hissettiriyorsun. Al sana tuzak…

Bir başka tuzak annelerden; ne iş yapıyormuş, nesi varmış tuzağı… Bunlarla evlilik yapınca, -bunlar olabilir ayrı, ama sadece bunlara bakınca- adam bakalım hırlı mı çıkacak, hırsız mı? Gördük neredeyse marsı alacak olanların durumlarını…

Bir tuzak da, kadın kadının kurdudur tuzağı…  NE KADAR NE KADAR yanlış. Kızlarınızı asla böyle yetiştirmeyiniz. Öyle baktığınızda öyle olur. Kadın kardeşliği yükselsin, Leyla Alaton’un dediği. Ama kardeşlik ayağına da tuzaklara düşmeyelim.